Gryneion’daki Apollon Tapınağı konusunda en kapsamlı çalışma ise G. Ragone’nin, 1990 yılında Studi Ellenistici III’de yayınlanan “Il Tempio di Apollo Gryneios in Eolide, Testimonianze Antiquarie, Fonti Antiche, Elementi per la Ricerca Topografica” adlı makalesidir.
AraÅŸtırmacı, 1988 yılının Temmuz ve AÄŸustos aylarında yürüttüÄŸü yüzey araÅŸtırmalarının verilerine göre çalışmayı tamamlamıştır. Çalışmanın baÅŸlangıcında 1447 – 1954 yılları arasında Gryneion ve Apollon Tapınağı’yla ilgili yapılan araÅŸtırmalar aktarılmıştır. Bu kapsamda eskiden günümüze doÄŸru Anconalı Ciriaco, Chandler, Leake, Texier, Pullan, Pottier ve Reinach’ın Gryneion ve tapınak konusundaki anlatımlarına yer verilmiÅŸtir. AraÅŸtırmacıya göre 1883 yılında İstanbul Müzesi Müdürü Osman Hamdi Bey’in öncülüÄŸünde Demosthenes Baltazzi Bey ve Fransızlar tarafından bu alanlarda kazı çalışması yapılmasına ve daha geniÅŸ çapta araÅŸtırma yürütülmesine karar verilmiÅŸtir. Bunun dışında W. von Diest ve diÄŸer araÅŸtırmacılar tarafından 1886 yılının Nisan ve Haziran ayları arasında Pergamon ve çevresindeki alanlar konusunda araÅŸtırmalar yürütüldüÄŸü belirtilir. 1887’de tekrar von Diest tarafından Gryneion’un ziyaret edildiÄŸi, 1912’de Schuchhardt tarafından bir araÅŸtırma yürütüldüÄŸü ve 1964 yılında Stark’ın, Gryneion ve tapınağın yeri konusunda önerilerde bulunulduÄŸu aktarılmıştır.
Ragone çalışmasında 1957-1984 yılları arasındaki modern keÅŸiflere deÄŸinmektedir. AraÅŸtırmacı, 1957 yılındaki İzmir - Bergama yol onarımları sırasında çıkan ve daha sonra kazılan alanlardaki verilerden bahseder. AraÅŸtırmacıya göre 1963 yılında Bean kenti ziyaret eder ve gözlemlerini aktarır. 1972-73 yıllarında Bergama Müzesi tarafından Gryneion’da özellikle de nekropol alanında bir kurtarma kazısı gerçekleÅŸir. S. Lagona, 1982 yılı Kyme kazıları kapsamında Gryneion’da araÅŸtırmalar yürütmüÅŸtür. 1983-1984 yıllarında ise R. Meriç tarafından alanda çalışmalar yürütülür.
Ragone çalışmanın devamında Gryneion yarımadası ve bölgesinin o günkü durumu konusunda elde ettiÄŸi verileri aktarır. Ragone, ilk olarak bölgenin topografyası üzerinde durmaktadır. Daha sonra deniz kenarındaki dörtgen alanda OrtaçaÄŸ ve Bizans Dönemi’ne ait duvar bloklarıyla birlikte yivsiz sütun tamburlarının bulunduÄŸu belirtilmiÅŸtir. Aynı alanda Klasik, Hellenistik ve Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait seramik parçalarının bulunduÄŸu, özellikle Keene ve Meriç tarafından saptanan İ.Ö. 2. Binyıla ait seramik parçaları nedeniyle kentte İ.Ö. 2. Binden itibaren yerleÅŸimin olması gerektiÄŸi belirtilmiÅŸtir.