Myrina ve Gryneion

2015 YILI YÜZEY ARAŞTIMASI RAPORU

İzmir’in AliaÄŸa ilçesi sınırlarında yer alan Myrina ve Gryneion antik kentleri 2015 yılı yüzey araÅŸtırmaları, 15-29 Eylül 2015 tarihleri arasında sürdürülmüÅŸtür. Kültür ve Turizm Bakanlığı temsilcisi olarak Aydın Arkeoloji Müzesi uzmanlarından Aynur Akkan’ın görev aldığı çalışmalar, Myrina ve Gryneion antik kentleri ile territoriumlarında gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir.

İlk defa Herodotos, Kyme, Larisa, Neonteikhos, Temnos, Killa, Notion, Aigiroessa, Pitane, Aigai, Smyrna ve Gryneion ile birlikte on iki Aiol kenti arasında saydığı Myrina’nın bulunduÄŸu bölgenin yerleÅŸim açısından Ionia’ya göre daha elveriÅŸli ancak iklim bakımından elveriÅŸsiz olduÄŸunu belirtir. Xenophon, Hellenika adlı eserinde, Gorgion ve Gongylos adlı iki kardeÅŸin Thibron’a baÄŸlılık yemini ettiklerini, Gorgion’un Gambrion-Palaegambrion’un, Eretrialı Gongylos’un ise (İ.Ö. 399 yıllarında) Myrina ve Gryneion’un hükümdarı olduÄŸunu belirtir. Ayrıca Gongylos, daha önce Pers yönetimini benimsediÄŸi için bu kentlerin hediye olarak verildiÄŸini eklemektedir. Strabon, Ephesos, Smyrna, Kyme ve Myrina’nın amazonlar tarafından kurulduÄŸunu ve kentin kurucusu amazonun isminin verildiÄŸini belirtir. Strabon, kentin adını aldığı Myrina adlı amazonun ayrıca at kullanmadaki baÅŸarısı ve hızından bahseder. Smith’e göre ise Myrina, Myrinus adlı bir kiÅŸi tarafından diÄŸer Aiolis Bölgesi kentlerinden daha önce kurulmuÅŸtur. YaÅŸlı Plinius, Aiolis kentlerini sıraladığı 5. kitabının 32. bölümünde, Kyme kentinden sonra gelen Myrina’nın önceki isminin Sebastopolis olduÄŸunu, kentin 40 stadium uzağında Gryneion’un olduÄŸunu belirtmektedir. Tacitus, bir deprem sonucunda Anadolu’da bulunan on iki kentin hasar gördüÄŸünü, sonrasında Hierokaesarea, Myrina, Kyme ve Tmolos’un vergiden muaf tutulduÄŸunu belirtir. Antik dönem kentleri konusunda antik yazarlar ışığında araÅŸtırmalar yapan Smith, Myrina’nın çok güçlü ve küçük bir kent olduÄŸunu, güzel bir limanı olduÄŸunu, Tiberius ve Traian Dönemi’nde kentte depremler olduÄŸunu ancak kentin tekrar eski gücüne kavuÅŸtuÄŸunu belirtir.

Çandarlı Körfezi’nde yer alan Myrina antik kenti, İzmir ili, AliaÄŸa ilçesinin 5 km kuzeyinde, Çaltılıdere Mahallesi’nin 4 km güney batısındadır. Bölge, Prehistorik dönemden günümüze kadar stratejik bir alanda yer almaktadır. Denize yakın konumu, Gediz ve Bakırçay vadileri aracılığıyla Anadolu kültür grupları ile olan bağı, yörenin önemini arttıran ana etkenler arasındadır. Kuzey’de Yunt ve Güney’de Dumanlı Dağı ile çevrelenen AliaÄŸa’da Helvacı ve Güzelhisar Çayı Ovası gibi verimli araziler yer almaktadır. Bakırçay ve Gediz Nehirleri arasına sıkışan yörenin baÅŸlıca akarsuyu ise Güzelhisar Çayı’dır. Bölgede Neolitik ÇaÄŸ ve sonrasında artan yerleÅŸimler açısından söz konusu verimli arazilerin tarımsal kullanımı bitki örtüsünün zenginliÄŸine karşın oldukça zor olarak tanımlanmaktadır.

İzmir’de günümüze kadar gerçekleÅŸtirilen çalışmalar, kentin Paleolitik ÇaÄŸ’dan bu yana iskâna uÄŸradığını ortaya koyması açısından son derece önemlidir. Ulucak Höyük ve YeÅŸilova kazıları ile İRERP Projesi ve kapsamında gerçekleÅŸtirilen araÅŸtırmalar, bölgenin prehistorik-protohistorik çaÄŸlarına ışık tutmaktadır. Çalışma sahamız olan AliaÄŸa yöresinde tespit edilen önemli prehistorik merkezler arasında Çaltıdere HöyüÄŸü, Helvacı Höyücek, Bozköy Höyücek, Ege Gübre, Arap Tepe ve Melengiç Sekisi bulunmaktadır. Söz konusu merkezlerin sunduÄŸu bulgular çoÄŸunlukla yüzey araÅŸtırmalarına dayanmaktaysa da Åženyürek tarafından Helvacı Höyücek ve Bozköy Höyücek’de ayrıca SaÄŸlamtimur tarafından Ege Gübre’de kazı çalışmaları da gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. 

1. Myrina, Kalabasar (Öteki) Tepe AraÅŸtırmaları

Myrina antik kentinin batısında ve deniz kenarında yer alan tepede araÅŸtırma çalışmalarına baÅŸlanmıştır. Zirvesi 65 m. kodunda yer alan tepenin deniz seviyesine kadar farklı seviyelerdeki teraslanmış alanlardan oluÅŸtuÄŸu tespit edilmiÅŸtirTepenin 1 ve 2 numaralı terasında kapalı kap gövde parçaları, çatı kiremidi parçaları, sigilata kap parçaları, amphoralara ait ağız, kulp ve kaide parçaları, siyah firnisli lekane ve krater benzeri kap parçalarına rastlanmıştır.Bunun dışında teraslı alanlarda her hangi bir mimari yapı ya da parça tespit edilememiÅŸtir. Tepenin kuzey batı yamaçlarında rastlanan bir kaçak kazı çukuru içerisinde Hellenistik Dönem’e ait kent surlarının olduÄŸu görülmüÅŸtür (Fig. 4). Denizden yaklaşık 10 m. kodunda, 34 cm yüksekliÄŸinde, 63 cm geniÅŸliÄŸinde ve 30 cm kalınlığında dikdörtgen kesme blok taÅŸlardan atkı tekniÄŸi ile bir sıra yatay bir sıra dikey olacak ÅŸekilde inÅŸa edilmiÅŸtir. Duvarın korunan yüksekliÄŸi: 133 cm, korunan geniÅŸliÄŸi ise 80 cm’dir.

2. Myrina Agorası Araştırmaları

Kentin kuzey doÄŸusunda, limanının güneyinde, Kalabasar (Öteki) ve Apar (Öteki) Tepe arasındaki düzlükte kentin agorasına ait olduÄŸu düÅŸünülen kalıntılara rastlanmıştır. Burada yapılan araÅŸtırmalar sırasında Dor düzenli bir sütun tamburu ile birlikte saÄŸlam durumda bir Dorik baÅŸlık tespit edilmiÅŸtir. Aynı alanda belirli bir düzende devam eden tambur kalıntıları nedeniyle söz konusu buluntuların agoranın dorik düzenli stoasına ait olabileceÄŸi düÅŸünülmektedir. Aynı alandaki kaçak kazılar sırasında bulunan ve bir kısmı yüzeyde görülebilen kireç taşından kesme taÅŸ bloklar olasılıkla agoranın alt yapısına ait olmalıdır.Agora ile tiyatro arasındaki modern toprak yol üzerinde, kentin akropolünün batı yamacında çakmak taşından yapılmış bir kesiciye rastlanmıştır. Bu kesici üzerinde deÄŸerlendirme çalışmaları devam etmektedir. Aynı alanda opus sectile parçaları ile birlikte Güzelhisar Çayı’nın kenarında yanmış seramik atıklarına rastlanmıştır. Aynı alanda bulunan moloz taÅŸlar kullanılarak harçla örülmüÅŸ Bizans Dönemi’ne ait sur duvarı kalıntıları, kentin Bizans Dönemi’nde sınırlarının daraldığını ve Myrina’nın daha küçük bir alan içerisinde konumlandığını göstermektedir.

3. Myrina Tiyatrosu Araştırmaları

Myrina tiyatrosu, sırtını akropolün batı (Apar – Öteki Tepe) yamacına yaslamıştır. Tiyatronun 85 x 75 metre ölçülerinde ve 75 metre çapındaki bir alan üzerinde kurulu olduÄŸu tespit edilmiÅŸtir. Günümüzde yoÄŸun moloz taÅŸ, toprak ve otlar altında kalan kalıntılar seçilememektedir. Ancak tiyatronun üst kısımlarında oturma basamaklarının ana kayadan iÅŸlendiÄŸi görülmüÅŸtür. Sahne binası, oturma sıraları ve diÄŸer mimari elemanlar tamamen toprak altındadır.

4. Myrina Nekropolü AraÅŸtırmaları

Myrina antik kentin nekropol alanındaki araÅŸtırmalar, İntaşı Tepe, Andız Tepe, Akyar ve Kızılyar Mevkii ile Apar Tepe’nin kuzey yamaçlarında sürdürülmüÅŸtür. İntaşı Tepe’de oldukça korunaklı bir kaya kütlesinin alt tarafında, kaya kütlesinin güney tarafına, anakaya oyularak inÅŸa edilmiÅŸ bir mezar odasına rastlanmıştır. Kuzey güney doÄŸrultusunda uzanan oda mezarın daha önceki yıllarda kaçak kazılarla açıldığı ve buradan çıkan toprağın mezarın içine ve etrafına atıldığı görülmüÅŸtür. Dromoslu ve tek odalı olan mezarın içerisinde ana kaya oyularak duvarlara açılmış farklı boyutlarda 10 adet sekiye rastlanmıştır (Fig. 8). Aynı oda mezarın çevresinde 5 adet envanterlik nitelikte bronz sikke bulunmuÅŸtur. Bulunan sikkelerden dördü Klasik Dönem’e, bir tanesi ise Hellenistik Dönem’e tarihlenmektedir. Sikkelerin, Pitane, Gambrion, Kyme ve Lebedos basımı oldukları tespit edilmiÅŸtir.

Kızılyar mevkiinde ise dörtgen formlu, düzensiz büyük bloklar yan yana getirilerek ve bir kısmı ana kayaya oyularak iÅŸlenmiÅŸ bir mezara rastlanmıştır. Mezarın daha önceki yıllarda kaçak kazılar yapılarak kazıldığı ve daha sonra mezarın içinden çıkan toprak ve taÅŸ parçalarının mezarın etrafına düzensiz olarak atıldığı görülmüÅŸtür.
Andız Tepe’nin güney yamaçları ve Apar Tepe’nin kuzey yamaçları arasındaki derin vadide yer alan nekropol alanında araÅŸtırmalara devam edilmiÅŸtir. Bu alanda Atina Fransız Okulu üyeleri E. Pottier ve S. Reinach tarafından 1880-1882 yılları arasında kazılarak açılmış mezarlar tespit edilmiÅŸtir. Kireç taşından ana kaya oyularak yapılmış söz konusu mezarların birçoÄŸu günümüzde kapaksız ve açık durumdadır. Nekropol alanında rastlanan bir kaçak kazı çukuru içerisinde bir figürin parçası ile birlikte yüzeyde mühürlü bir amphora kulp parçası bulunmuÅŸtur.

5. Ebru Sitesi Araştırmaları

Myrina antik kentinin kuzeyinde yer alan Karşıyaka Mahallesi’ne baÄŸlı Ebru Sitesi’nin bahçesinde, site görevlisi tarafından Myrina Antik Kenti’nin çeÅŸitli alanlarından bulunduÄŸu belirtilen mimari elemanlara rastlanmıştır. Tespit edilen parçalar arasında sütun tamburları, lahit kapağı, Attik İon kaide, İon baÅŸlığı, Korinth baÅŸlığı, mermer mimari eleman parçaları ve yazıtlı bir mezar altarına rastlanmıştır. Yapılan incelemede tespit edilen mimari parçalar, yerinde ölçülerek fotoÄŸraflanmış ve kataloglanmıştır.

6. Çaltılıdere Mahallesi AraÅŸtırmaları

Myrina territoriumu içerisinde kalan AliaÄŸa ilçesine baÄŸlı Çaltılıdere Mahallesi’nde yürütülen araÅŸtırmalarda modern evlerin bahçesinde, duvarlarında ve çevresinde yer alan antik dönem malzemesi yerinde incelenerek arkeolojik envanter çalışmaları gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. Yapılan çalışmalarda arkeolojik envantere kaydedilebilecek nitelikte 4 adet Dorik sütun baÅŸlığı, 12 adet Dorik sütun tamburu, 1 adet Attik-Ion kaide, 1 adet lahit, 2 adet lahit kapağı, 1 ostothek kapağı, 1 adet deÄŸirmen taşı ve 1 adet mermer kapı parçası olmak üzere farklı tipte eserler ve bunlara ait parçalar tespit edilmiÅŸtir.

Çaltılıdere Mahallesi, Cami Sokak, No. 29 adresinde yer alan Eski Çaltılıdere Köyü Cami’nin içerisinde ve çevresinde devÅŸirme malzemelere rastlanmıştır. Bu cami, köy tüzel kiÅŸiÄŸine ait olup 669 Parsel numarasında yer alır. Caminin yapım tarihi Hicri 1291 - Miladi 1873-1874 tarihleri arasındadır. DoÄŸu -batı yönünde eÄŸimli olan bir avlu içerisinde yer alan yapı, yığma taÅŸ ile örülerek kareye yakın dikdörtgen planlı olarak inÅŸa edilmiÅŸtir. Yapı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İzmir II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 31.01.2014 tarih ve 3314 sayılı kararıyla taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiÅŸ, koruma grubu I (Bir) olarak belirlenmiÅŸ, 669 no.lu taşınmaz parsel sınırları koruma alanı olarak belirlenmiÅŸtir. Caminin son cemaat yerinde yer alan cephe düzenlemesinde kaide olarak Dor baÅŸlıkları ters çevrilerek kullanılmış aynı alanda Ion baÅŸlıkları devÅŸirme kullanılmıştır.

7. Gryneion Araştırmaları

Gryneion antik kentinin batısındaki arazi yüzeyi taranmıştır. Yaklaşık 200 x 200 metre boyutlarındaki güneybatı teras üzerinde, İ.Ö. 5. yüzyıldan İ.S. 5 yüzyıla uzanan seramik parçaları bulunmuÅŸtur.Antik kentin limanı, sur duvarları ve antik kaynaklarda bahsedilen Apollon Tapınağı’nın mimari elemanları saptanmıştır. Yaklaşık 200 x 200 m. boyutlarındaki Bizans Dönemi yapısının üzerinde yer aldığı düÅŸünülen Apollon Tapınağı kalıntılarına ait dağınık ÅŸekilde duran tamburlar fotoÄŸraflanıp ölçülerek envanterlenmiÅŸtir.AraÅŸtırmalar sırasında karadan denize doÄŸru uzanan, kuzey-güney doÄŸrultusunda, 11. 70 metre uzunluÄŸunda, 70 cm geniÅŸliÄŸinde bir sur duvarı parçası tespit edilmiÅŸtir. Aynı alanda sur duvarına ait bir kule tespit edilmiÅŸtir. 9 x 5.50 metre uzunluÄŸunda korunan kulenin bir bölümü denizin içinde kalmıştır.Gryneion’un batısındaki nekropol alanında yüzey araÅŸtırmalarına devam edilmiÅŸtir. Nekropol sınırları içerisinde karayoluna yakın olan alanda 1 adet lahit kapağı parçasına rastlanmıştır. Aynı alanda, İzmir Çanakkale karayoluna yaklaşık 50 metre mesafede, İsmail Hakkı Uçar adlı vatandaşın 3 parsel numaralı tarlası içerisinde 1992 yılında İzmir Müzesi tarafından yapılan kurtarma kazılarında bulunan kalıntılar saptanmıştır. Bu alanda yapılan gözlemde yaklaşık 10 x 10 metre boyutlarındaki eski sondaj alanı içerisinde saÄŸlam durumda iki adet perlitten yapılmış lahit bulunmuÅŸtur. Aynı alanda kırık lahit ve kapak parçaları yer almaktadır. Aynı bölgede yivli gövde parçaları, ağız parçaları, kaide parçaları, siyah firnisli kulp parçası ve kandil parçasına rastlanmıştır.

8. DeÄŸerlendirme ve Yayın Çalışmaları

2015 yılı araÅŸtırmaları kapsamında toplam 104 parça arkeolojik etütlük eserin belgelemesi yapılmıştır. Ayrıca araÅŸtırmalar sırasında envanterlik nitelikte 5 adet bronz sikke bulunarak İzmir Müzesi’ne teslim edilmiÅŸtir. 2015 yılında araÅŸtırmaların baÅŸlamasıyla birlikte yayın ve eserlerin deÄŸerlendirilmesi konusuna ağırlık verilmektedir. Bu kapsamda Adnan Menderes Üniversitesi Bilimsel AraÅŸtırma Projeleri Birimi’ne yüzey araÅŸtırması hakkında proje baÅŸvurusu gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. 2016 yılından geçerli olmak üzere FEF-16001 kodlu Myrina ve Gryneion antik kenti araÅŸtırmaları adlı proje kabul edilmiÅŸtir.

2015 yılında yapılan araÅŸtırmalarda bulunan arkeolojik envanter konusunda Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde araÅŸtırma baÅŸkanının danışmanlığında bir yüksek lisans tezi yürütülmektedir. Bunun dışında heyet üyelerimizden Dr. Emel Dereboylu Poulain, Myrina ve Gryneion seramikleri, Yrd. Doç. Dr. Aydın Erön araÅŸtırmada bulunan mimari eserler, Dr. Emre Erdan prehistorik ve protohistorik araÅŸtırmalar, ArÅŸ. Gör. Nurdan Akbulut, sanat tarihi kapsamındaki eserler konusunda araÅŸtırma ve deÄŸerlendirme çalışmalarına devam etmektedir.

ADÜ BİDB Web Tasarım Grubu - 2026