Myrina ve Gryneion Antik Kentleri Arkeolojik Yüzey AraÅŸtırması’nın (MYGAR) 2016 yılındaki ikinci sezonu, 15-26 AÄŸustos 2016 tarihleri arasında İzmir ili, AliaÄŸa ilçesi sınırları içerisinde T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel MüdürlüÄŸü’nün 26 Temmuz 2016 tarih ve 161.01/135166 sayılı izniyle gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. Bakanlık temsilcisi olarak MuÄŸla Müzesi’nden Arkeolog Habibe Bükler katılmıştır.
2016 yılı arazi çalışmalarına Yrd. Doç. Dr. Murat Çekilmez, Dr. Emel Dereboylu Poulain, Dr. Emre Erdan, Doç. Dr. Mesut Kırmacı, Yrd. Doç. Dr. Murat AydaÅŸ, Yrd. Doç. Dr. Aydın Erön, Dr. M. Evrim Demir, ArÅŸ. Gör. Nurdan Akbulut, ArÅŸ. Gör. Arzu Özver, ArÅŸ. Gör. Yavuz Selim Kaya, ArÅŸ. Gör. Nihan AydoÄŸmuÅŸ, Yrd. Doç. Dr. Barış Semiz ve Arkeolog Aslıhan Güçlü katılmışlardır.
Yüzey araÅŸtırması projesinde araÅŸtırma ekibinin konaklama, yiyecek-içecek ve ulaşım ihtiyaçları konusunda AliaÄŸa Belediyesi’nden destek alınmıştır. DiÄŸer taraftan araÅŸtırma baÅŸkanı tarafından yürütülen ve Adnan Menderes Üniversitesi, Bilimsel AraÅŸtırma Projeleri KoordinatörlüÄŸü tarafından desteklenen FEF-16001 kodlu “Myrina ve Gryneion Antik Kenti AraÅŸtırmaları” adlı bilimsel araÅŸtırma projesinden yararlanılmıştır.
Yüzey AraÅŸtırması Alanı
Çalışma alanı kuzeybatıda Karga Burnu’ndan kuzey doÄŸuda Yüksekköy mevkiine yatay bir hat ÅŸeklinde uzanır, doÄŸu sınırlar düz bir hat halinde güneye doÄŸru Kapukaya, Karakuyu, Kalabak ve Karadivlit Tepe mevkiine, güney doÄŸu sınırı ise Karaköy mevkiine uzanmaktadır. AliaÄŸa ilçe merkezinin kuzeyinde yer alan güney sınır düz bir hat halinde doÄŸudan batıya doÄŸru Karaköy, Uzunburun ve Kayalanovası’ndan devam ederek güney batıda AliaÄŸa limanı içerisindeki Tuzla Burnu’na kadar devam eder. Çalışma alanı Myrina ve Gryneion antik kentleri ile bu kentlerin çevresindeki alanlardan oluÅŸmaktadır.
Yüzey AraÅŸtırmasının Amaçları
1. Yüzey AraÅŸtırması Projesinin ilk adımının 2015-2020 yılları arasında gerçekleÅŸtirilmesi planlanmıştır. 2016 yılı itibariyle planlanan araÅŸtırmanın 2. sezonu baÅŸarı ile tamamlanmıştır.
2. Myrina ve Gryneion antik kentleri ile birlikte territoriumlarında yer alan arkeolojik alanların tespiti amaçlanmaktadır.
3. Antik kentler ve araÅŸtırma alanlarında kültürel mirasın belgelenmesine baÅŸlanmış ve 2016 yılı yüzey araÅŸtırmalarında belgeleme iÅŸlemlerine devam edilmiÅŸtir.
4. Myrina ve Gryneion antik kentleri ile birlikte araÅŸtırması alanında sit alanı, tarla, kanal kesiti, yol, kaçakçı çukuru, arazilerin mülkiyet durumu ve bitki örtüsü gibi veriler belirlenerek haritalara iÅŸlenmektedir.
5. 2015 yılından itibaren antik kentlerdeki kültür varlıklarıyla ilgili geleceÄŸe yönelik planların oluÅŸturulması ve arkeolojik alanların tanımlanması planlanmıştır.
A- Myrina Nekropolü AraÅŸtırmaları
2016 yılı araÅŸtırmalarında Dr. Murat Çekilmez baÅŸkanlığında arazi çalışmalarına devam edilmiÅŸtir. Buradaki amacımız, nekropolün kapsadığı bölgenin anlaşılması, mezar tipleriyle birlikte ölü gömme geleneklerinin belirlenmesi ve burada bulunan korunması gerekli kültür varlıklarının tespit edilerek belgelenmesidir. Bu kapsamda çalışma programına baÄŸlı olarak Myrina’nın kuzeyindeki Andız Tepe’nin güney eteklerinden baÅŸlayan çalışmalar sırasında zeytin ve meyve aÄŸaçları arasındaki sürülmüÅŸ arazi yüzeyinde farklı dönemlere ait yer yer amorf seramik parçalarına rastlanmıştır.
Andız Tepe’nin güney eteklerinde devam eden araÅŸtırmalar sırasında bir adet tüften yapılmış yivsiz sütun tamburuna rastlanmıştır. Kültür varlığının bulunduÄŸu alanın koordinatları alındıktan sonra gerekli belgeleme iÅŸlemleri gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir.
Aynı alanda devam eden araÅŸtırmalar sırasında arazide üzerinde yazıtı olan bir mezar steline rastlanmıştır (Fig. 4). Bu mezar stelinin insitu durumda olmadığı ve taşınabilir nitelikte olduÄŸu anlaşılmıştır. Söz konusu mezar steli üzerindeki araÅŸtırmaları Klasik Filolog, Epigraf Yrd. Doç. Dr. Murat AydaÅŸ yürütmektedir. AraÅŸtırmacıya göre harf karakterleri ve boyutu göz önüne alındığında eser olasılıkla Klasik Dönem’den olmalıdır. Stel üzerinde iki satır yazıt yer almaktadır. Yazıtta, Apollodoros adındaki bir kiÅŸinin Banaos adlı kiÅŸinin mezarı/hatırası için stel yaptırdığı/diktirdiÄŸi belirtilmiÅŸtir. Bunun dışında aynı alanda devÅŸirme olarak kullanmış mimari parçalar her hangi bir bütünlüÄŸü olmadan tespit edilmiÅŸtir.
2016 yılı yüzey araÅŸtırmalarında nekropol alanının büyük bir bölümünü kapsayan Andız Tepe’nin güney eteklerinde sekiz adet dikdörtgen formlu, sanduka ÅŸeklindeki mezar tespit edilmiÅŸtir. Kazılmış durumdaki bu mezarlarda kapaklara rastlanmamıştır. Boyutları 1. 50 – 2 m. arasında deÄŸiÅŸen mezarların ortalama 0. 50 m. derinlik ve 0. 60 m. geniÅŸlikte oldukları görülmektedir.
2016 yılında Andız Tepe’nin güney eteklerinde yürütülen çalışmalar sırasında oldukça korunaklı bir kaya kütlesinin alt tarafında, kaya kütlesinin güney tarafına, tüf ana kaya oyularak inÅŸa edilmiÅŸ MYR16NAOM01 araÅŸtırma envanter numaralı bir mezar odasına rastlanmıştır.Kuzey güney doÄŸrultusunda uzanan oda mezarın daha önceki yıllarda kaçak kazılarla açıldığı ve buradan çıkan toprağın mezarın içine ve etrafına atıldığı görülmüÅŸtür. Dromossuz, alçak giriÅŸli ve tek odalı olan mezarın iç kısmı kaçak kazılar nedeniyle tahrip olmuÅŸtur. Myrina nekropolündeki diÄŸer oda mezarlarda görülen ana kayaya iÅŸlenmiÅŸ sekilerden farklı olarak oda içerisinde kırık durumda mermer kline parçalarına rastlanmıştır. Mezarın giriÅŸinden odaya iki küçük basamakla inilmektedir. Kaçak kazıcılar tarafından tahrip edilen mezar odasının taban kısmı ise çıkan toprağın odanın içerisine atılması nedeniyle belirlenememiÅŸtir. Mezar odası, 2. 88 m. uzunluÄŸunda, 3. 07 m. geniÅŸliÄŸinde ve 84 m. yüksekliÄŸindedir. Güney batıdaki deniz manzarasına bakan mezarın giriÅŸi, 1. 41 x 0.97 m. boyutlarında ve 0.60 m. yüksekliÄŸindedir.
2016 yılındaki araÅŸtırmalar sırasında İzmir - Çanakkale karayolunun kenarında, Myrina’nın doÄŸusundaki Kalem Tepe üzerinde 8 m. kodunda, kaçak kazılarla açılmış durumda MYR16NAOM2 araÅŸtırma envanter numaralı bir mezar odasına rastlanmıştır. DiÄŸer oda mezarlardan farklı olarak kesme blok taÅŸlardan harçsız örülen duvarlarda baÄŸlayıcı olarak büyük kenetler kullanılmıştır. Oda mezarın daha önceki yıllarda kaçak kazılarla açıldığı ve buradan çıkan toprağın mezar odasının içine ve etrafına atıldığı görülmüÅŸtür. Kuzeyde yer alan 3. 70 m. uzunluÄŸunda, 3. 13 m. geniÅŸliÄŸinde ve 2. 71 m. yüksekliÄŸindeki odanın tavanı kesme blok taÅŸlardan, kenet kullanılarak tonoz ÅŸeklinde örülmüÅŸtür. Güneyde yer alan mezarın giriÅŸi ya da dromosu ise kaçak kazılar ve tahribat nedeniyle belirlenememiÅŸtir. Mezar odasının yüzeyden aÅŸağıda toprak içerisine açılmış bir çukurda yer aldığı tespit edilmiÅŸtir. Özellikle mezar odasının üst kısmının en az 2 – 3 metrelik kısmının kazıldığı bu nedenle tepenin bütünü düÅŸünüldüÄŸünde 10-12 m. yüksekliÄŸe sahip bir tümülüs olabileceÄŸi anlaşılmaktadır.
MYR16NAOM2 Araştırma Envanter Numaralı Mezar Odası.
Nekropol alanı, iÅŸlenmeye elveriÅŸli volkanik bir kayaç olan tüf ana kayadan oluÅŸmaktadır. Topografik yapı ve ana kayanın yüzeye yakın olduÄŸu alanlar, mezarların düzenlenmesi için tercih edilmiÅŸtir. Mezarlar, tüf ana kayanın iÅŸlenebildiÄŸi alanlarda ve genellikle deniz manzaralı alanlarda toplanmıştır. Mezarlar 5 m. kotundan 85 m. kotuna kadar farklı yüksekliklere ait topografya üzerinde konumlanmıştır.
BilindiÄŸi gibi Myrina nekropolünde, Atina Fransız Okulu (L'École Française D'Athenes) araÅŸtırmacıları E. Pottier ve S. Reinach tarafından 1880-1882 yılları arasında çok sayıda mezarın kazısı yapılmıştır. AraÅŸtırmacılar daha sonra yaptıkları çalışmaları ve elde edilen buluntuları, 1887 yılında iki cilt halinde (metin ve levhalar) yayınlamışlardır. “Myrina Nekropolü” adlı yayında, kazı sırasında tutulan günlük raporlarla birlikte günlük kazı gözlemleri, arazi ve topografyaya ait araÅŸtırmalar, arkeolojik kalıntılar, kentin tarihçesi, tarihi coÄŸrafyası ile birlikte levhalar bölümünde kazılar sırasında bulunan figürünler ele alınmıştır. AraÅŸtırmacılar, yapılan kazılarda bulunan mezarları baÅŸlıca 6 grup içerisinde deÄŸerlendirirler.
B. Myrina Su Yolları ve Kalem Tepe Araştırmaları
Myrina antik kentinin doÄŸusunda, İzmir – Çanakkale yolunun kenarında yer alan Kalem Tepe, kuzeyinde Sarıkaya Tepe, doÄŸusunda Ağıl Tepe ve güneyinde Kayaalan Ovası’yla sınırlanmaktadır. 8 m. kodundaki tepenin yamaçları üzerinde yer yer kaçak kazı izleri tespit edilmiÅŸtir. Tepenin zirvesinde büyük bir bölümü kaçak kazılarla açılmış bir oda mezara rastlanmıştır. 2016 yılı yüzey araÅŸtırmaları sırasında Myrina antik kentine doÄŸusundan su getiren kemerlerle birlikte kentin suyollarına ait kalıntılar tespit edilmiÅŸtir. Yapılan çalışmalarda doÄŸudaki Ağıl Tepe’den batıdaki Kalem Tepe’ye uzanan 1. 05 km. uzunluÄŸunda ve 2 – 2, 5 m. geniÅŸliÄŸindeki suyolu üzerinde yer yer kalıntı izlerine rastlanmıştır.
C. Çaltıdere/Çaltılıdere HöyüÄŸü AraÅŸtırmaları
Myrina ve Gryneion’un çevresindeki erken yerleÅŸim arama çalışmaları kapsamında 2016 yılında, Dr. Emre Erdan’ın sorumluluÄŸunda Çaltılıdere HöyüÄŸü’nde araÅŸtırmalar gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. AraÅŸtırmacıya göre Çaltılıdere HöyüÄŸü, İzmir İli, AliaÄŸa İlçesi’nin kuzeyinde, Çaltılıdere Mahallesi sınırları içerisindedir. Güneyinden, höyüÄŸe ismini veren ve yaz aylarında kuruyan Çaltıdere geçmekte, yaklaşık olarak 200 m. batısında ise Çandarlı Körfezi sınırları içerisindeki Mersinli Koyu yer almaktadır (Fig. 12). Höyük, Güzelhisar Çayı (Pythikos) Deltası ile deltayı kuzeyden sınırlandıran yaklaşık 100 metrelik tepe arasında kalır. Korunan yüksekliÄŸi yaklaşık olarak 2-3 m. olan höyük, İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 09.02.2005 tarihli ve 444 sayılı karar ile tescil edilmiÅŸtir.
Ege Denizi’ne kıyı konumda yer alan AliaÄŸa, uygun iklim ve topografik yapısı itibariyle çaÄŸlar boyunca iskâna uygun bir alan olagelmiÅŸtir. Bölge, prehistorik çaÄŸlardan günümüze oldukça stratejik bir alanda yer almaktadır. Denize yakın konumu, Gediz (Hermos) ve özellikle Bakırçay (Kaikos) vadileri aracılığıyla Anadolu kültür grupları ile olan bağı, yörenin önemini arttıran ana etkenler arasındadır. Kuzey’de Yunt (Aspordene) ve Güney’de DumanlıdaÄŸ (Sardene) ile çevrelenen AliaÄŸa’da Helvacı ve Güzelhisar Çayı Ovası gibi verimli araziler yer almaktadır. Bakırçay ve Gediz Nehirleri arasına sıkışan yörenin baÅŸlıca akarsuyu ise Güzelhisar Çayı’dır. Çaltılıdere HöyüÄŸü’nde gerçekleÅŸtirilen yüzey araÅŸtırması, bugüne deÄŸin farklı bilim insanları tarafından edinilen bilgileri doÄŸrulamakta, elde edilen seramik parçaları Çaltılıdere HöyüÄŸü’nün Neolitik, Geç Kalkolitik, Erken Tunç ve Bizans dönemlerinde iskân edildiÄŸine dair izler sunmaktadır.
D. Seramik Araştırmaları
Myrina ve Gryneion’un çevresinde yüzeyde rastlanan seramiklerle ilgili araÅŸtırmalar, 2016 yılında, Dr. Emel Dereboylu Poulain’in sorumluluÄŸunda gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. AraÅŸtırmacıya göre Myrina ve Gryneion’ da yüzeyde gözlemlenen seramikler 2015 yılı buluntularıyla benzer karakterde olup, Geometrik Dönem’den Bizans Dönemi’ne kadar uzanan bir seramik çeÅŸitliliÄŸi sunmaktadır (Fig. 14). Genel anlamda her iki kentin Geometrik Dönem’den Bizans Dönemi’ne dek görülen seramik tipleri içinde en erken malzeme grubunun İ.Ö. 8. yüzyıl ortalarına tarihlenebilecek Aiol Gri Monokrom seramikler olduÄŸu anlaşılmaktadır. İ.Ö. 6. yüzyıl bantlı seramikleri ve Fikellura benzeri bezemeli gövde parçaları da erken dönem seramikleri içinde yer almaktadır. Klasik Dönem’e tarihli ve olasılıkla Krater formuna ait olabilecek amorflar olarak ele geçen az sayıdaki Kırmızı Figürlü seramik parçaları kaliteli iÅŸçilik göstermektedir. Bununla birlikte Klasik Dönem Siyah Firnisli seramikleri en yoÄŸun buluntu gruplarını oluÅŸturmaktadır. Oldukça kaliteli ve parlak firnise sahip bu grup içinde Skyphos ve Cup-Skyphos, Kantharoslar, Balık Tabakları, Kylixler ve kâseler en yoÄŸun görülen formlardır.
Hellenistik Dönem’e özgü seramikler arasında az sayıda Batı Yamacı seramik örnekleri, yine az sayıda ve küçük amorflar olarak korunabilmiÅŸ kalıp yapımı kabartmalı kâse parçaları, kandil parçaları, Khios, Rhodos, Knidos, Thasos amphoraları ve bunlara ait mühürlü bir grup kulp sayılabilir.
Roma Dönemi seramikleri Kırmızı Firnisli Sigillata örneklerini içeren oldukça çeÅŸitli tabak formlarını barındırmaktadır. Özellikle Çandarlı üretimi olarak bilinen ESC tabaklar bu grup içinde dikkat çekmektedir. Myrina’ da daha yoÄŸun olmak üzere her iki kentte de karşılaÅŸtığımız Bizans Dönemi seramikleri en geç tarihli seramik buluntulardır. Bezeme ve formlarının genel karakteriyle bu grup İ.S. 12. ve 13. yüzyıllara tarihlenmektedir.
E. Gryneion Araştırmaları
Gryneion’ un güneybatısında yer alan Dana Burnu Tepesi’nden baÅŸlanarak nekropol alanına uzanan alanda çalışmalara devam edilmiÅŸtir. Burada yapılan çalışmalarda arazi yüzeyi arkeolojik buluntular açısından taranmıştır. Yapılan araÅŸtırmalarda yüzeyde çeÅŸitli dönemlere kapalı kap formalarına ait seramik parçaları ile birlikte kırık tuÄŸla ve kiremit parçalarına rastlanmıştır. Alanda mimari yapılara ait izlere yüzeyde rastlanmamıştır, ancak topografik gözlemler burada toprağın altındaki mimari yapılar hakkında bilgi vermektedir. Özellikle Dana Burnu Tepesi’nin doÄŸu eteklerinde moloz taÅŸlar kullanılarak oluÅŸturulan çeÅŸitli mimari mekânlara ait izlere rastlanmıştır.
F. Pınarcık Mahallesi Araştırmaları
Myrina’nın kuzeydoÄŸusunda ve nekropol alanı sınırları içerisinde yer alan Pınarcık Mahallesi’nin güneyinde yer alan tepeler üzerinde baÅŸlayan araÅŸtırmalarda duvarlarda kullanılan mimari bloklara ait parçalarla birlikte az miktarda Hellenistik Dönem’den Bizans Dönemi’ne kadar uzanan çeÅŸitli tipte amorf seramik parçalarına rastlanmıştır. Pınarcık Mahallesi’nin kuzey ve doÄŸu bölümünde ise her hangi bir mimari yapı ya da parçasına rastlanmamıştır. Arazi yüzeyinde yer yer amorf seramik parçaları tespit edilmiÅŸtir.
G- Myrina’nın İklimi ve Bitki Örtüsü AraÅŸtırmaları
Adnan Menderes Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü ÖÄŸretim Üyesi Biyolog Doç. Dr. Mesut Kırmacı, Yrd. Doç. Dr. M. Evrim Demir, Biyolog Fulya Filiz ve UÄŸur Çatak, Myrina antik kentinde bitki yapısı, biyolojik zenginlikler ve ekoloji konusunda arazide araÅŸtırmalar yürütmüÅŸtür (Fig. 17). AraÅŸtırmacılara göre İzmir İl’inin hemen hemen tamamı Kıyı Ege iklim tipinin etkisi altındadır. Bu iklim tipi yaz ve kış özellikleri itibarı ile Akdeniz ikliminin özelliklerini taşır. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. İklim bir bölgedeki bitki örtüsüsün ÅŸekillenmesinde temel faktördür.
Sadece çalışma alanında deÄŸil, Akdeniz ikliminin görüldüÄŸü tüm kıyı ÅŸeridi boyunca ÅŸekillenen formasyon hemen hemen benzerlik gösterir. İklimin yanında bu formasyonu ÅŸekillendiren diÄŸer önemli 2 faktörden biri toprak yapısını oluÅŸturan anakaya, diÄŸeri ise antropojenik baskıdır. Antropojenik baskı yakma, otlatma ve kesme ÅŸeklinde tüm Anadolu’da kendini gösterir. Özellikle yerleÅŸik hayata geçme ile beraber Anadolu’nun büyük bir kısmı doÄŸal yapısını kaybetmiÅŸ, antipastorik özellik gösteren bir örtü ile yer deÄŸiÅŸtirmiÅŸtir. Bu baskı Batı Anadolu’da kalker ve silisli topraklar üzerinde farklı formasyonların ÅŸekillenmesiyle sonuçlanır. Kalker topraklar üzerinde kızılçam ormanının ortadan kaldırıldığı bölgelerde garik formasyonu olarak karşımıza çıkar. Bu formasyonun en tipik bitkisi otlatma baskısı altında aÄŸaççık ve çalı formunda görülen Pırnal meÅŸesidir (Quercus coccifera L.). Silisli topraklar üzerinde, deniz neminin ulaÅŸtığı alanlarda ise maki formasyonu geliÅŸirken, bu formasyonun tahribi boyları 1 metreye ancak ulaÅŸan frigana formasyonuna dönüÅŸür. Çalışma alanın toprak yapısı analiz edilmemesine raÄŸmen bu iki formasyonun karıştığını göstermektedir. Pırnal meÅŸesinin yanında, genellikle silisli topraklardan bilinen Cistus creticus L. (laden), Pistacia lentiscus L. (sakız), Arbutus unedo L. (koca yemiÅŸ), Myrtus communis L. (mersin), Coridothymus capitatus (L.) Rchb. f. (kekik), Spartium junceum L. (katırtırnağı) alanda görülen diÄŸer taksonlardır.
H. Myrina ve Çevresinin Jeolojisi
Pamukkale Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Jeoloji MühendisliÄŸi öÄŸretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Barış Semiz tarafından 2016 yılı çalışmaları yürütülmüÅŸtür. AraÅŸtırmacıya göre Myrina Antik Kenti (AliaÄŸa-İzmir), Batı Anadolu volkanik provensinin en batı ucunda, Menderes Masifinin kuzey kenarında, YuntdaÄŸ volkanik kompleksinin batı kesiminde ve doÄŸu-batı doÄŸrultulu Güzelhisar grabeni içinde yer alan bir antik liman kentidir. Yapılan çalışmalarda, Myrina (AliaÄŸa) Antik Kenti çevresindeki volkanik kayaçların mineralojik ve petrografik özelliklerinin belirlenmesi ve yapı malzemesi olarak kullanılıp kullanılmadığının araÅŸtırılması amaçlanmıştır. Bu kapsamda bölgede önceki yıllarda yapılan jeolojik çalışmalarının bilgileri derlenmiÅŸ ve yapılan arazi çalışmaları ile beraber deÄŸerlendirilerek yorumlanmıştır.
Myrina (AliaÄŸa) Antik Kenti çevresindeki volkanik birimler baÅŸlıca üç gruba ayrılmaktadır. Bunlar; (1) YuntdaÄŸ volkanitleri (2) Foça volkanitleri ve (3) Foça alkalen kayaçlarıdır. Foça volkanitlerinin üst kesimleri beyazımsı renkli riyolitik tüfler, zeolitik tüfler ve simektitik tüflerden oluÅŸtuÄŸu tespit edilmiÅŸtir. Riyolitik tüflerin, pomza parçacıkları, cam kırıkları ve ince kül matrisi içerisinde litik parçalar içerdikleri, zeolitik tüflerinde benzer mineralojik bileÅŸimde oldukları ve egemen zeolit mineralinin klinoptilolit-höylandit olduÄŸu belirlenmiÅŸtir. Sonuç olarak, Myrina antik kentinin kuzey doÄŸusunda Foça volkanik kayaçlarına ait riyolitik tüflerde oyulmuÅŸ birçok mezar yapısının bulunması ve mezar kapaklarının iÅŸlenmiÅŸ tüflerden olması antik dönemde bu kayaçların muhtemelen iÅŸlemesinin kolay olmasından dolayı etkin ÅŸekilde kullanıldığı ÅŸeklinde yorumlanmıştır. Ayrıca, bölgede, bu volkanitlerin üretildiÄŸi ve taÅŸ iÅŸlemeciliÄŸi yapıldığı düÅŸünülen iki adet antik ocak alanı tespit edilmiÅŸtir.
I. Yayın ve DeÄŸerlendirme Çalışmaları
2015 yılından itibaren baÅŸlayan yüzey araÅŸtırmalarında yayın ve eserlerin deÄŸerlendirilmesi konusuna ağırlık verilmektedir. AraÅŸtırmaların baÅŸlamasıyla birlikte Adnan Menderes Üniversitesi Bilimsel AraÅŸtırma Projeleri Birimi’ne (ADÜ-BAP) yüzey araÅŸtırması hakkında proje baÅŸvurusu gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. 2016 yılından geçerli olmak üzere FEF-16001 kodlu “Myrina ve Gryneion Antik Kenti AraÅŸtırmaları” adlı proje kabul edilmiÅŸtir.
2015 yılında yapılan araÅŸtırmalarda bulunan arkeolojik envanter konusunda Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde araÅŸtırma baÅŸkanının danışmanlığında bir yüksek lisans tezi tamamlanmıştır.
Dumlupınar Üniversitesi, Arkeoloji Bölümü tarafından 10-13 Ekim 2016 tarihleri arasında Kütahya’da düzenlenen 5. Arkeoloji Sempozyumu’nda araÅŸtırma baÅŸkanı tarafından “Yüzey AraÅŸtırmaları Işığında Myrina Nekropolü” baÅŸlıklı bildiri sunulmuÅŸ ve bildiri özeti 2016 yılında yayınlanmıştır.
AraÅŸtırma baÅŸkanı tarafından sunulan “The archaeological survey project of Myrina and Gryneion in Aiolis Region (Turkey)” adlı bildirinin özeti, bildiri özetleri kitabında 2016 yılında yayınlanmıştır.
AraÅŸtırma ekibi tarafından gerçekleÅŸtirilen diÄŸer yayın ise “Myrina ve Gryneion Arkeolojik Yüzey AraÅŸtırmaları, Belgeler ve Yeni AraÅŸtırmalar, 1. Cilt” adlı araÅŸtırmanın ilk bant çalışmasıdır. Bu çalışmadaki amacımız, ÅŸimdiye kadar elde edilen veriler ve bulguların toplu bir ÅŸekilde bilim dünyasına sunulmasıdır. 1. cilt olarak 2017 yılında AliaÄŸa Belediyesi Kent Kitaplığı Dizisi’nin 3. eseri olarak yayınlanan çalışmada Myrina ve Gryneion’ la ilgili 20 yazara ait 27 adet makale yer almaktadır (Fig. 19). Bu çalışmada, Myrina ve Gryneion’ da baÅŸlangıcından itibaren yapılan kazı, araÅŸtırmalar, belgeler ve son dönem (2011 - 2016 yılları) yüzey araÅŸtırmalarında bulunan veriler deÄŸerlendirilmiÅŸtir. Buna yapılan kazılar ve elde edilen buluntularla birlikte disiplinler arası araÅŸtırmalar da dâhil edilmiÅŸtir. AraÅŸtırma bantlarının yayınlanması çalışmalarına yeni araÅŸtırmalarda elde edilen verilerle birlikte devam edilmesi düÅŸünülmektedir.